Varşova, 8 Ekim 2010
İslamofobi, İslam dinine ve Müslümanlara karşı duyulan korku, şüphe ve nefretten kaynaklanan bir hoşgörüsüzlük ve ayrımcılık biçimidir. Çoğu zaman ırkçılık, yabancı düşmanlığı, göçmen karşıtlığı ve dini hoşgörüsüzlükle birlikte ortaya çıkmaktadır.
Kamu görevlisi olan veya olmayan kişiler tarafından gerçekleştirilebilecek, nefret söylemleri, şiddet hareketleri ve ayrımcı uygulamalar İslamofobi'ye örnek olarak gösterilebilinir.
Islamofobik söylem Müslümanları terörizmle ilişkilendirerek onları ulusal ve uluslararası bir tehdit olarak göstermektedir. Bu söylem, Müslümanların, bağnaz, insan hakları ve demokrasi ile bağdaşmaz bir kültüre sahip, yekpare bir topluluk olduğu yönündeki olumsuz ön yargıları perçinlemektedir.
Siyasi tartışmalar, medya, eğitim, iş hayatı ve dini alanda görülen İslamofobik söylemlerin bazı örnekleri aşağıdaki gibi sıralanabilir :
• İslam'ın bir din değil baskıcı bir ideoloji olduğunu öne sürerek kamusal görünürlülüğünün ve uygulamalarının kısıtlanması ve/veya yasaklanması doğrultusunda çağrıda bulunmak ;
• Müslümanları, içinde yaşadıkları toplumla kaynaşmaya isteksiz olmakla beraber kendi değer ve kültürlerini başkalarına zorla kabul ettirmeye çalışmakla suçlamak;
• Müslümanları, bugün azınlık olmakla birlikte bir gün tehlikeli bir çoğunluk haline gelecek demografik bir «saatli bomba» şeklinde tanımlamak;
• Müslümanları yaşadıkları ülkeye karşı sadakatsiz olmakla birlikte, dünya Müslümanlarının tümüyle dayanışma içinde bulunmakla suçlamak .
• Müslümanların, yaşadıkları ülkeler için iç düşman oldukları gerekçesiyle toplu halde sınır dışı edilmeleri çağrısında bulunmak;
• Müslümanları insanlık dışı bir grup olarak göstererek din temelinde « ötekileştirmek » ve böylece Müslüman kategorisini adeta ırksal bir grupmuş gibi tanımlamak ;
• Kendini Müslüman olarak tanımlayan kişi veya grupların işledikleri suçlardan Müslümanların genelini sorumlu olarak göstermek ;
• Müslümanların içinde yaşadıkları topluma ve medeniyete yaptıkları katkıları inkar etmek;
• Müslümanları, gayrimüslimlerle hiçbir şekilde işbirliği yapmamakla suçlamak.
Sivil şahıslar veya devlet görevlileri tarafından gerçekleştirilebilecek İslamofobik eylemler şöyle örneklendirilebilir:
• İslam veya Müslüman inancıyla – doğru veya yanlış bir şekilde – ilişkilendirilen kişilere, toplumsal kurumlarına veya varlıklarına yönelik spontane bir şekilde bireyler veya organize olmuş gruplar tarafından gerçekleştirilen fiziksel saldırılar;
• Müslümanları doğrudan veya dolaylı olarak dışlayan, diğer yurttaşlara karşı dezavantajlı konuma getiren göçmenlik veya vatandaşlık alanındaki uygulamalar.
• Gerekçesiz üst aranması ve şahısların görünüşüne göre kontrollerin yapılmasını da içeren etnik veya dini temele dayalı profilleme uygulamaları, uçuşların engellenmesi için « kara listelerin » oluşturulması ve Müslümanlara ait kültürel veya dini kuruluşların gözlem altında tutulması bu gruba orantısız negatif etki yapmaktadır ;
• Minare yasağı örneğinde olduğu gibi, özellikle Müslümanların dini sembollerinin görünmesini engellemek için düzenlenen hukuki veya idari kısıtlamalar.
Kurumsal İslamofobi Müslümanların dini kimliklerini temel alarak onları hedef alan ve sistematik şekilde yürütülen politikalar ve ayrımcı uygulamalardan oluşmaktadır. Bu uygulamalar Müslümanlara karşı önyargıları yaygınlaştırdıkları ve böylece nefret suçlarına uygun bir ortam hazırladıkları için Müslümanların güvenliklerini ciddi şekilde tehdit etmektedir.
İslamofobi ile mücadele etmek için gerekli tavsiyeler :
İslamofobi ile mücadele etmek ve uluslararası insan hakları normlarına dayalı hoşgörü karşılıklı anlayışı güçlendirmek için devletlerin yapması gerekenler :
• Hayatın her alanında İslamofobik taciz, şiddet ve ayrımcılıktan arındırılmış güvenli bir ortamın garanti altına alınması için hukuk sistemlerinde tüm gerekli önlemlerin alınması;
• İslamofobi ile mücadele için kapsamlı eğitim programlarının ve stratejilerinin geliştirilerek uygulamaya konulması;
• Gerektiğinde, İslamofobi ile mücadelede uzman kurumların oluşturulması;
• Uyum politikalarına İslamofobi ve bunun altında yatan nedenlerle ilgili program ve faaliyetlerin dahil edilmesi;
• Ülkedeki İslamofobik nefret suçlarıyla ilgili güvenilir istatistikleri ve bilgileri kaydetmek, takip etmek ve muhafaza etmek. Ayrıca bu raporların kamuya açık hale gelmesinin sağlanması;
• İnternet ve medyadaki İslamofobik nefret söylemlerinden kaynaklanabilecek nefret suçlarına karşı mücadele edilmesi;
• Dini veya etnik profillemelere ve diğer şekillerde uygulanan kurumsal İslamofobi'ye karşın her türlü önlemin alınması;
• İslamofobi ile mücadele etmek için kamuya yönelik bilinçlendirme kampanyalarının yürütülmesi ve hükümet görevlilerinin yararına özel programların geliştirilmesi;
• İslamofobi ile mücadele eden sivil toplum kuruluşlarının ve hükümetlerarası insan hakları kurumlarının desteklenip teşvik edilmesi;
• İslamofobi ile mücadele alanında uluslararası işbirliklerini artırmak için gerekli mekanizmaların ve normların oluşturulmasına çalışılması.
Bu teklifi destekleyen kuruluşlar : Toplumsal Bütünlük için Avrupalı Müslümanlar İnisiyatifi (EMISCO - Danimarka/Fransa), Müslüman-Yahudi İşbirliği Platformu (Belçika), Avusturyalı Müslümanlar İnisiyatifi, Fransa'da İslamofobi ile Mücadele Kolektifi (CCIF), JPL MONDE (Fransa), Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (Almanya), Ethnic Debate Forum and Fair Play (Danimarka), Müslüman Polisler Ulusal Derneği (NAMP - UK), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (Yunanistan), The DeuKische Generation e.V. (Almanya), Arap-Kanada Federasyonu (Kanada).


